Ergenlik öncesi çocuklarda davranış sorunları, pek çok ebeveynin ev içinde yönetmekte zorlandığı, okul başarısını ve aile huzurunu doğrudan zedeleyen durumların başında gelir. 7 ile 12 yaş arasındaki dönem, çocuğun dış dünyayı algılama biçiminin değiştiği, soyut düşünme becerilerinin henüz tam oturmadığı hassas bir aralıktır. Bu süreçte çocuk; kendini ifade etme zorluğu, öfke patlamaları veya sebepsiz korkular yaşayabilir. Geleneksel disiplin yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, bilinçaltı süreçlere odaklanan yaklaşımlar kalıcı iyileşme adına büyük bir değer taşır.
Çocuğun iç dünyasında kopan fırtınalar, dışarıya hırçınlık, yalan söyleme, tırnak yeme veya alt ıslatma olarak yansır. Sorunun kökeni genellikle çocuğun hatırlamadığı ya da anlamlandıramadığı geçmiş bir ana, bir duyguya dayanır. Hipnoterapi, çocuğun zihinsel kodlarına ulaşarak, yanlış yerleşmiş inançları ve korkuları düzenlemeye yarayan bilimsel bir metottur. İlaçsız ve yan etkisiz bir iyileşme arayan aileler için hipnoz, çocuğun kendi potansiyelini ve öz güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olur.
Çocuklarda Görülen Uyum ve Davranış Bozukluklarının Kökeni
Çocuklar, yetişkinler gibi duygularını kelimelere dökme konusunda her zaman yetkin değildir. Yaşadıkları stresi, korkuyu veya kıskançlığı davranışlarıyla dışa vururlar. Davranış bozuklukları aniden ortaya çıkabileceği gibi, zamanla kökleşmiş bir tepki biçimine de dönüşebilir. Okul değişikliği, kardeş doğumu, ebeveyn ayrılığı veya sevilen birinin kaybı gibi travmatik olaylar, çocuğun ruhsal dengesini sarsar.
Zihin, baş edemediği duyguyu bastırır ve bu duygu bedensel veya davranışsal bir semptom olarak yüzeye çıkar. Çocuk, “yaramaz” ya da “asi” olarak etiketlenir; oysa bu etiketler sorunu çözmek yerine derinleştirir. Çocuğun sergilediği agresif tutum, aslında bir yardım çağrısıdır. Bu çağrıyı doğru okumak, tedavi planlamasının ilk basamağını teşkil eder.
Agresif tutumlar ve öfke kontrolsüzlüğü
Öfke, doğal bir duygudur ancak ifade ediliş biçimi çocuğun sosyal hayatını baltalıyorsa müdahale icap eder. Arkadaşlarına zarar verme, eşyaları kırma veya ebeveynlerine bağırma gibi eylemler, dürtü kontrol bozukluğu işareti sayılabilir. Çocuk, içindeki enerjiyi nasıl boşaltacağını bilemez. Hipnoz seanslarında, çocuğun bu öfkeyi tetikleyen bilinçaltı kaydı bulunur. O kayıt, daha sakin ve kontrollü bir tepki mekanizmasıyla yer değiştirir. Böylece çocuk, öfkesini bastırmak yerine onu yönetmeyi öğrenir.
İçe kapanma ve sosyal izolasyon
Her çocuk dışa dönük bir yapıya bürünmez; bazıları duygularını içinde yaşar. Aşırı utangaçlık, göz temasından kaçınma ve akran zorbalığına karşı sessiz kalma gibi durumlar, ilerleyen yaşlarda öz güven eksikliği yaratır. Ergenlik öncesi dönem, sosyal becerilerin kazanıldığı kritik bir virajdır. Bu virajda yaşanan başarısızlıklar, yetişkinlik hayatındaki ilişkileri dahi zedeler. Hipnoterapi, çocuğun kendi değerini fark etmesine ve sosyal ortamlarda kendini güvende hissetmesine imkan tanır.
Bilinçaltı Düzeyde Sorunların Çözümü İçin Hipnozun Yeri
Çocukların zihni, telkinlere yetişkinlerden çok daha açıktır. Hayal güçlerinin genişliği, hipnoz uygulamalarının başarısını artırır. Yetişkinler mantık süzgecini devreye sokarken, çocuklar hikayeleştirilen telkinleri doğrudan kabul eder ve içselleştirir. Çocuk hipnozu, uyku hali değildir; aksine çocuğun dikkatinin yoğunlaştığı, öğrenmeye ve değişime en açık olduğu andır.
Bu yöntemle, çocuğun korkularının üzerine gitmesi değil, o korkuyu yaratan algının değişmesi hedeflenir. Örneğin, sınav kaygısı yaşayan bir çocuk, hipnoz altında girdiği sınavda ne kadar rahat olduğunu ve soruları kolayca cevapladığını hayal eder. Zihin, hayal ile gerçeği ayırt etmediği için bu pozitif deneyimi “gerçekleşmiş” kabul eder ve kaygı seviyesi düşer.
Dr Serkan Akıncı Kliniği ve Bütüncül Tedavi Yaklaşımı
Ruhsal iyileşme süreçleri, uzmanlık ve güven gerektirir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı uzmanlığıyla, ruh ve beden sağlığına yönelik bilimsel temelli, bütüncül hipnoterapi ve psikoterapi çözümleri sunar. Türkiye genelinde danışanlarıyla çalışan bu profesyonel sağlık merkezi; bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), cinsel işlev bozuklukları ve somatik belirtiler gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösterir.
Klinik bünyesinde uygulanan regresyon ve nörohipnotik doyum terapisi gibi metotlar, sorunun sadece üstünü örtmekle kalmaz; kök nedene inerek kalıcı düzelme imkanı tanır. Her danışan için hazırlanan tedavi programları, etik değerlere bağlı kalınarak, kişinin ihtiyacına özel şekillenir. Amaç, çocuğun sadece bugünü kurtarması değil, gelecekte de sağlam bir psikolojik zemine basmasıdır.
Çocuklarda Sık Rastlanan Diğer Sorunlar ve Terapi Desteği
Davranış sorunları sadece agresiflik veya çekingenlikle sınırlı kalmaz. Tırnak yeme, saç koparma (trikotillomani), gece alt ıslatma (enürezis) gibi durumlar da bilinçaltı kaynaklıdır. Ebeveynler bu durumları “alışkanlık” sanabilir ancak bunlar genellikle bastırılmış bir kaygının bedensel yansımasıdır.
Alt ıslatma ve tuvalet alışkanlığı sorunları
Fizyolojik bir sebep bulunamadığı halde devam eden alt ıslatma durumu, çocuğun bilinçaltında “büyümek istememe” veya “ilgi çekme” arzusundan kaynaklanabilir. Bazen de derin bir korku bu duruma yol açar. Hipnoterapi seansları, çocuğun mesane kontrolünü uykusunda bile sürdürebileceği telkinini zihne yerleştirir. Kuru kalktığı sabahların mutluluğu zihinde canlandırılır ve beyin bu komutu uygulamaya başlar.
Kardeş kıskançlığı ve rekabet duygusu
Eve yeni bir bebeğin gelmesi, büyük çocuk için tahtının sarsılması anlamına gelir. Bu durum, bebeğe zarar verme isteği veya bebeksi davranışlara geri dönme (regresyon) şeklinde kendini gösterir. Terapi sürecinde, çocuğun sevgi deposunun dolu olduğu, kardeşin onun yerini almadığı hissi pekiştirilir. Kıskançlık duygusu, yerini koruma ve sahiplenme duygusuna bırakır.
İlaçsız Tedavi Arayışında Bilimsel Bir Alternatif
Pek çok ebeveyn, gelişim çağındaki çocuğuna kimyasal içerikli ilaçlar verme konusunda çekimser kalır. İlaçlar semptomları baskılasa da, düşünce yapısını değiştirmez. İlaç bırakıldığında sorunun nüksetme ihtimali bulunur. Hipnoz tedavisi, yan etkisi olmayan ve tamamen doğal bir iyileşme sürecidir. Çocuğun kendi zihinsel kaynaklarını devreye sokarak iyileşmesini hedefler.
Tedavi süresi, sorunun derinliğine ve çocuğun uyumuna göre değişir. Ancak çocukların zihni esnek olduğu için yetişkinlere kıyasla daha hızlı yanıt alınır. Birkaç seans içinde gözle görülür değişimler meydana gelir. Okul başarısında artış, aile içi iletişimde düzelme ve çocuğun genel mutluluk halinde yükselme gözlenir.
Regresyon Terapisi ile Travma Temizliği
Çocukluk çağı travmaları, bazen basit bir köpek havlaması, bazen de bir öğretmenin sert bakışı olabilir. Yetişkin gözüyle “küçük” görünen olaylar, çocuk dünyasında “büyük” izler bırakır. Regresyon terapisi, çocuğun o anki duygusuna inerek, olayı yeniden anlamlandırmasını mümkün kılar.
Olayın yaşandığı andaki korku, güven duygusuyla değiştirilir. Çocuk, o anının artık geçtiğini ve şu an güvende olduğunu zihninin en derin köşelerinde hisseder. Bu temizlik işlemi, gelecekte oluşabilecek panik atak veya fobilerin de önüne geçer.
Ailelerin Tedavi Sürecindeki Kritik Rolü
Tedavi sadece terapist ve çocuk arasında geçen bir süreç değildir. Anne ve babanın tutumu, iyileşme hızını belirleyen ana faktördür. Ebeveynlerin tutarlı olması, çocuğa güven vermesi ve kıyaslamadan kaçınması icap eder. Kliniğimizde, çocukla yapılan çalışmaların yanı sıra ailelere de danışmanlık verilir. Evdeki huzur ortamı, terapinin başarısını perçinler.
Çocuğu suçlamak, cezalandırmak veya “sen hastasın” mesajı vermek, direnç oluşturur. Bunun yerine, “birlikte aşacağız” mesajı vermek çocuğun terapiye katılımını artırır. Dr. Serkan Akıncı, aileyi sürecin bir parçası yaparak, evdeki dinamiklerin de düzelmesine katkıda bulunur.
Bilgilendirme Notu
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93
