Çocuklarla hipnoz çalışma araçları, küçük yaş gruplarındaki bireylerin iç dünyasına inmek adına büyük bir yer tutar. Yetişkinler koltuğa oturup dertlerini sözlü olarak anlatmayı seçer. Ancak çocuklar sözcüklerle aralarının iyi olmadığı zamanlarda kendilerini oyunla veya nesnelerle ifade eder. Onların zihnine giden yol mantıktan değil, hayal gücünden geçer. Terapist odasındaki her nesne, çocuk için bir iletişim kanalı halini alır. Bu araçlar, çocuğun korkularını, kaygılarını veya çözemediği düğümleri dışa vurmasına yardım eder. Hipnoz, çocuklarda yetişkinlerden çok daha hızlı etki eder. Çünkü çocuklar zaten günün büyük bir kısmını transa benzer bir hayal dünyasında geçirir.
Çocuk Hipnozunda Materyallerin Yeri
Terapide yer alan materyaller rastgele seçilmez. Her biri çocuğun bilinçaltı ile konuşmak için bir anahtar görevi görür. Somut nesneler, soyut kavramları anlamayı kolaylaştırır. Çocuk “korkuyorum” demez ama elindeki oyuncağı korkmuş gibi konuşturur. Bu yüzden odada yer alan her eşya, terapistin elini güçlendirir. Terapi materyalleri çocuğun dikkatini toplar. Odaklanma sorunu yaşayan bir çocuk bile ilgisini çeken bir nesneyle dakikalarca meşgul olur. Bu odaklanma anı, hipnotik telkinlerin verilmesi için en uygun zaman dilimidir. Zihin o nesneyle meşgulken, bilinçaltı kapılarını aralar.
Oyuncakların terapideki konumu
Oyun, çocuğun en ciddi işidir. Yetişkinler için kelimeler neyse, çocuklar için oyuncaklar odur. Oyuncak kullanımı, çocuğun kendini güvende hissetmesine vesile olur. Terapist, çocuğu zorlamadan oyununa dahil olur. Bir araba yarışı veya evcilik oyunu sırasında çocuk, evde yaşadığı gerilimi sahneye koyar. Terapist bu sırada çocuğun oyun dilini çözer. Agresif davranışlar sergileyen bir figür, çocuğun öfkesini temsil eder. Saklanan bir bebek ise utangaçlığı veya korkuyu simgeler. Bu nesneler üzerinden yapılan konuşmalar, çocuğun savunma mekanizmalarını devre dışı bırakır. Doğrudan çocuğa soru sormak yerine, oyuncak üzerinden sorular yöneltilir. Böylece çocuk kendini baskı altında hissetmez.
Hikayeler ve masalların rolü
Masallar, binlerce yıldır insanları transa sokan en eski araçlardan biridir. İyileştirici hikayeler, çocuğun zihninde yeni pencereler açar. Terapist, çocuğun soruna uygun bir hikaye kurgular. Hikayedeki kahraman, çocuğun yaşadığı sorunun aynısını yaşar. Kahramanın sorunu çözme biçimi, çocuğa ilham verir. Bu teknik sırasında çocuğun gözleri dalar, nefes alışverişi yavaşlar. Bu an, hipnotik trans halidir. Çocuk hikayeyi sadece dinlemez, adeta yaşar. Beyin, hikayedeki olayları gerçekmiş gibi işler. Böylece çocuğun bilinçaltına, zorluklarla başa çıkabileceği mesajı yerleşir. Kitaplar veya sözlü anlatımlar, bu sürecin vazgeçilmez parçalarıdır.
Görsel ve İşitsel Tekniklerin Yansıması
Görsellik, çocukların dünyasında kelimelerden önce gelir. Henüz konuşmayı bile tam sökememiş bir çocuk, gördüğü resimden çok şey anlar. İşitsel uyaranlar da aynı şekilde beyni etkiler. Ses tonu, müzik veya ritmik sesler çocuğun sakinleşmesine yarar.
Resim çizme ve boyama faaliyetleri
Kağıt ve boya kalemleri, en basit ama en derin terapi araçları arasındadır. Çocuktan bir resim çizmesi istendiğinde, o anki ruh hali kağıda dökülür. Renk seçimleri, çizgilerin sertliği veya yumuşaklığı, kağıdın kullanım şekli ipuçları verir. Koyu ve karamsar renkler, içsel bir sıkıntıyı işaret eder. Canlı renkler ise enerjiyi ve neşeyi yansıtır. Çizim sırasında çocuk tamamen ana odaklanır. Terapist, çizilen resim üzerinden çocukla konuşur. “Bu evde kimler yaşıyor?” veya “Bu ağaç neden yalnız?” gibi sorular, çocuğun iç dünyasını açığa çıkarır. Çizim yapmak, sağ beyni aktif hale getirir. Sağ beyin, duyguların ve yaratıcılığın merkezidir. Bu aktivite, mantıksal beyni susturup duygusal beynin konuşmasına olanak tanır.
Kuklalarla iletişim yolları
Kuklalar, çocuklarla çalışırken aradaki buzları eritir. Çocuk, bir yetişkinle konuşmaktan çekinir ama bir kuklayla konuşmaktan çekinmez. Kukla, çocuğun arkadaşı, sırdaşı veya bazen kendisi olur. Terapist, kuklayı eline alır ve farklı bir ses tonuyla konuşturur. Bu yöntem, çocuğun “ben” demeden sorunlarını anlatmasına zemin hazırlar. “Kukla Bobo bugün çok üzgün, sence neden?” sorusu, çocuğun kendi üzüntüsünü anlatmasını sağlar. Çocuk, sorunu kuklaya atfederek rahatlar. Bu yansıtma tekniği, travmatik olayların konuşulmasında bile işe yarar. Kuklalar sayesinde en ağır konular bile oyun tadında ele alınır.
Hayal Gücünü Harekete Geçiren Yollar
Çocukların hayal gücü sınırsızdır. Bu sınır tanımaz güç, terapide büyük bir avantaja dönüşür. Yetişkinlere “gözlerini kapat ve hayal et” dendiğinde zorlanırlar. Çocuklar ise saniyeler içinde kendilerini bir ormanda veya uzayda bulurlar.
Metaforlardan yararlanma
Bir şeyi başka bir şeye benzetmek, yani metafor, zihni esnetir. Çocuğun yaşadığı bir problemi, somut bir nesneye benzetmek çözümü kolaylaştırır. Örneğin, karın ağrısı çeken bir çocuğa “karnında kocaman kırmızı bir balon var ve şimdi havasını yavaşça indiriyoruz” denir. Bu metaforik anlatım, bedensel duyumları değiştirir. Çocuk zihninde o balonu söndürürken, bedeni de gevşer. Kaygıyı “gri bulutlara”, mutluluğu “güneş ışığına” benzetmek sıkça başvurulan yollardandır. Zihin, bu benzetmeleri komut olarak algılar ve bedeni ona göre ayarlar.
Rol yapma oyunları
Sahneye çıkmak ve başka biri gibi davranmak çocukların en sevdiği işlerdendir. Terapist ve çocuk, senaryosu önceden belirlenmiş veya doğaçlama bir oyun kurar. Çocuk bazen güçlü bir süper kahraman, bazen de bilge bir kral olur. Bu roller, çocuğa gerçek hayatta eksik hissettiği gücü verir. Özgüven sorunu yaşayan bir çocuk, oyun içinde lider olduğunda bu hissi tadar. Beyin, bu deneyimi kaydeder. Terapiden çıktıktan sonra da çocuk o güçlü hissi taşımaya devam eder. Rol yapma, çocuğa yeni davranış modellerini deneme şansı verir. Hata yapma korkusu olmadan, güvenli bir alanda provalar yapar.
T.C. Sağlık Bakanlığı Onaylı Uzman Desteği
Bu hassas süreçlerin yetkin ellerde yönetilmesi şarttır. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı uzmanlığıyla ruh ve beden sağlığına yönelik bilimsel temelli, bütüncül hipnoterapi ve psikoterapi çözümleri sunan ve Türkiye genelinde danışanlarıyla çalışan profesyonel bir sağlık merkezidir. Bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), cinsel işlev bozuklukları ve somatik belirtiler gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren klinik; regresyon ve nörohipnotik doyum terapisi gibi bilimsel temelli yöntemleri kullanarak danışanlarına özel, kalıcı ve etik değerlere bağlı tedavi programları uygular. Çocukların narin dünyasına dokunurken uzmanlık ve güven en ön sırada gelir.
Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar
Anne ve babalar, sürecin en büyük destekçisidir. Ancak bazen iyi niyetle yapılan müdahaleler süreci yavaşlatır. Terapi odasında olanlar, çocuk anlatmak istemediği sürece gizli kalır. Ebeveynlerin çocuğu “ne yaptınız, ne anlattın?” diye sıkıştırmaması gerekir. Çocuğun terapistle kurduğu güven bağına saygı duymak şarttır. Evde de terapistin önerdiği oyunlar veya yaklaşımlar devam ettirilir. Ebeveyn, terapistin verdiği ev ödevlerini bir görev gibi değil, oyunun parçası gibi sunar. Çocuğun evdeki değişimi gözlemlenir ancak bu değişim çocuğun yüzüne vurulmaz. Doğal akışına bırakılan süreçler daha kalıcı meyveler verir.
Güvenli ve Huzurlu Bir Ortam
Çalışma yapılan odanın fiziki şartları da araçlar kadar etki eder. Oda ne çok sıcak ne çok soğuk olur. Işık gözü yormayacak şekilde ayarlanır. Etrafta dikkat dağıtacak gereksiz eşyalar kaldırılır. Çocuğun oturduğu koltuk veya minder rahat olur. Güvenli alan hissi, odanın kapısından girildiği an başlar. Çocuk odayı kendi alanı gibi benimser. Terapist, odadaki düzeni çocuğun ihtiyacına göre şekillendirir. Bazen yerde oturulur, bazen masada çalışılır. Bu esneklik, çocuğun kendini özgür hissetmesine kapı açar. Özgür hisseden zihin, iyileşmeye ve değişime açıktır.
Tüm bu araçlar ve yöntemler, tek bir amaca hizmet eder: Çocuğun kendi içindeki gücü keşfetmesi. Bir plastik oyuncak, basit bir boya kalemi veya kısa bir masal, doğru ellerde çocuğun hayatını değiştiren bir güce kavuşur. Her çocuk biriciktir ve her çocuğun kilidini açan anahtar farklıdır. Bu anahtarı bulmak, sabır ve uzmanlık ister. Terapist, alet çantasındaki bu zengin materyalleri, çocuğun ihtiyacına göre seçip harmanlar. İyileşme, bazen bir oyuncağın gülümsemesinde, bazen de bir resmin renginde saklıdır.
Bilgilendirme Notu
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93
