Çocuklarda Diş Sıkma ve Hipnoz


Çocuklarda diş sıkma problemi, ebeveynlerin gece uykularını kaçıran ve miniklerin diş sağlığını tehdit eden yaygın bir durumdur. Tıbbi literatürde bruksizm adıyla bilinen bu rahatsızlık, sadece ağız ve çene yapısını ilgilendiren fiziksel bir sorun gibi görünse de kökeninde derin psikolojik dinamikler yatar. Çoğu anne baba, çocuklarının uyurken çıkardığı gıcırdatma seslerini duyduğunda ilk olarak diş hekimlerine başvurur. Hekimler koruyucu plaklar önerse de bu yöntem sorunun köküne inmez, yalnızca dişlerin aşınmasını engeller. Kalıcı bir iyileşme adına sorunun kaynağına, yani bilinçaltına inmek gerekir. Tam burası, hipnoterapinin devreye girdiği yerdir.


Çocuklarda Bruksizm Neden Ortaya Çıkar?

Diş gıcırdatma eylemi, vücudun biriken stresi boşaltma mekanizmasıdır. Gün boyu yaşanan gerginlikler, ifade edilemeyen duygular veya okulda yaşanan küçük bir tartışma bile gece uykusunda çene kaslarının kasılmasına yol açar. Yetişkinler stresle başa çıkma konusunda daha fazla araca sahipken, çocuklar duygularını sözel olarak aktarmakta zorlanır. Bu birikim, bedensel bir semptom olarak dışarı vurur.

Ailesel değişimler, yeni bir kardeşin doğumu, okul değişikliği, ebeveynler arasındaki gerginlikler veya akademik baskı, minik bedenlerde büyük yükler bırakır. Bilinçaltı, bu baskıyı hafifletmek adına uyku esnasında çiğneme kaslarını aktive eder. Yani diş sıkma, aslında çocuğun “Söyleyemediklerimi içimde öğütüyorum” deme şeklidir. Parazitler veya vitamin eksiklikleri gibi fizyolojik sebepler nadiren görülse de vakaların büyük çoğunluğu psikosomatiktir.


Belirtiler ve Tanı Çocuğunuzu Gözlemleyin

Uyku esnasında duyulan gıcırtı sesi en net işarettir. Ancak bazı durumlarda sessiz diş sıkma görülür. Sabah uyandığında çene ağrısı şikayeti, şakaklarda hassasiyet, çiğneme zorluğu veya sebepsiz baş ağrıları bruksizm varlığına işaret eder. Uzun vadede diş yüzeylerinde aşınmalar, diş minesinde çatlaklar ve çene eklemi (TMJ) bozuklukları meydana gelir.

Erken müdahale edilmediğinde, bu durum kalıcı yüz ve çene deformasyonlarına zemin hazırlar. Fiziksel belirtilerin ötesinde, çocukta gün içinde huzursuzluk, odaklanma sorunu ve öfke nöbetleri de gözlemlenebilir. Kalitesiz uyku, büyüme hormonunun salgılanmasını dahi sekteye uğratır. Bu tablo karşısında bütüncül bir bakış açısı benimsemek şarttır. Sadece dişi korumak yetmez, çocuğun ruhunu da rahatlatmak gerekir.


Bilinçaltı dili ve hipnozun işleyişi

Hipnoz, sanılanın aksine bir uyku hali veya kontrol kaybı değildir. Aksine, yoğunlaşmış bir dikkat ve odaklanma halidir. Çocuklar günlerinin büyük kısmını zaten trans benzeri bir hayal dünyasında geçirir. Oyun oynarken, çizgi film izlerken dış dünyadan kopmaları doğal bir hipnotik süreçtir. Terapist, bu doğal yeteneği iyileşme yönünde kanalize eder.

Çocuğun hayal dünyasına girerek, onun anlayacağı metaforlar ve hikayeler üzerinden telkinler verilir. Dişlerini sıkmasına neden olan korku, kaygı veya öfke duygusu, güvenli bir ortamda yeniden işlenir. Nörohipnotik doyum teknikleri sayesinde sinir sistemi sakinleşir. Çocuk, kendini güvende hissettiğinde, savunma mekanizması olan diş sıkma eylemine ihtiyaç duymaz hale gelir.


Tedavi Sürecinde Ailenin Rolü

Terapi odasında yapılan çalışmaların evde desteklenmesi iyileşme hızını artırır. Ebeveynlerin mükemmeliyetçi tutumları veya aşırı koruyucu tavırları, çocuk üzerindeki baskıyı artırabilir. Kliniğimizde sadece çocukla değil, aileyle de iş birliği yapılır. Evdeki huzur ortamı, çocuğun iyileşme zeminini oluşturur.

Yatmadan önceki rutinlerin düzenlenmesi, ekran süresinin kısıtlanması ve uyku öncesi sakinleştirici konuşmalar yapmak terapi sürecini destekler. Çocuğun gün içinde enerjisini boşaltabileceği fiziksel aktivitelere yönlendirilmesi de kas gerginliğini azaltır. Unutulmamalıdır ki çocuk, ailenin aynasıdır. Evdeki en ufak bir duygu değişimi, çocuğun gece uykusuna yansır.


İlaçsız ve Yan Etkisiz Bir Yöntem Hipnoterapi

Ebeveynlerin en büyük çekincesi, çocuklarına ilaç kullandırma zorunluluğudur. Hipnoz, tamamen doğal, ilaçsız ve yan etkisiz bir yöntem olmasıyla öne çıkar. Vücuda herhangi bir kimyasal madde girmeden, zihnin kendi iyileştirme kapasitesi aktive edilir. Bu yönüyle en güvenilir tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında yer alır.

T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı Dr. Serkan Akıncı Kliniği, bu hassas süreci etik değerlere bağlı kalarak yönetir. Bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi pek çok alanda olduğu gibi, çocukluk çağı problemlerinde de regresyon ve bilimsel hipnoterapi teknikleri başarıyla uygulanır. Danışanlarımızın iyileşme hikayeleri, doğru yöntemin ne denli güçlü değişimler yarattığının kanıtıdır.


Diş sıkma tedavisinde bütüncül yaklaşım

Sadece semptomu baskılamak, sorunun kılık değiştirerek başka bir yerden patlak vermesine neden olabilir. Diş sıkmayı durdursanız bile, alttaki kaygı çözülmediyse çocukta tırnak yeme veya alt ıslatma başlayabilir. Bu yüzden sorunun kökenine inmek şarttır. Bütüncül psikoterapi ve hipnoterapi kombinasyonu, çocuğun duygusal dayanıklılığını artırır.

Klinik ortamımızda çocuk, kendini bir hasta gibi değil, oyun oynayan ve sohbet eden bir birey gibi hisseder. Bu rahatlık, bilinçaltı kapılarının kolayca açılmasını mümkün kılar. Uzmanlarımız, çocuğun yaşına ve bilişsel seviyesine uygun özel senaryolar kurgular. Bazen bir süper kahraman hikayesi, bazen de ormanda geçen bir macera, iyileşmenin anahtarı olur.


Neden Dr. Serkan Akıncı Kliniği Tercih Edilmeli?

Sağlık, özellikle çocuk sağlığı söz konusu olduğunda deneyim ve uzmanlık tartışmaya kapalıdır. Türkiye genelinde danışanlarıyla çalışan kliniğimiz, ruh ve beden sağlığına yönelik bilimsel temelli çözümler üretir. Somatik belirtiler ve cinsel işlev bozuklukları gibi yetişkin problemlerinin yanı sıra, çocuk ve ergen psikolojisinde de derin bir tecrübeye sahibiz.

Her danışan biriciktir ve her çocuğun dünyası farklıdır. Standart, basmakalıp protokoller yerine kişiye özel, ihtiyaca yönelik tedavi programları hazırlarız. Amacımız sadece o anki şikayeti gidermek değil, çocuğun hayatı boyunca kullanabileceği baş etme mekanizmalarını zihnine yerleştirmektir. Güven, şeffaflık ve bilimsel etik, çalışma prensibimizin omurgasını teşkil eder.


Gecikmeden harekete geçin

Diş sıkma, “zamanla geçer” denilerek göz ardı edilecek bir durum değildir. Erken dönemde atılan adımlar, çocuğun hem fiziksel hem de ruhsal bütünlüğünü korur. Çocuğunuzun sabahları gülerek uyanması, geceyi huzurla geçirmesi ve sağlıklı bir çene yapısına sahip olması sizin elinizde. Bilinçaltındaki yüklerden kurtulan bir çocuk, potansiyelini çok daha rahat ortaya koyar, okulda ve sosyal hayatında daha başarılı olur.

Dr. Serkan Akıncı Kliniği olarak, bu süreçte yanınızdayız. Uzman kadromuz, modern yöntemlerimiz ve insan odaklı yaklaşımımızla çocuğunuzun sağlığına kavuşması adına buradayız. Daha huzurlu uykular ve sağlıklı gülüşler için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Unutmayın, her sıkılan diş, duyulmak istenen bir sözün, görülmek istenen bir duygunun habercisidir. Biz, o sessiz çığlıkları duymak ve iyileştirmek için çalışıyoruz.

Bilgilendirme Notu

Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.

Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93

Son Blog Yazılarımız

Çocuklarda Enürezis Ve Hipnoz

Çocuklarda Enürezis ve Hipnoz

Çocuklarda enürezis ve hipnoz konusu, modern tıbbın ve psikolojinin ortak çözüm aradığı, ailelerin yaşam kalitesini düşüren hassas durumlardan biridir. Ebeveynler,...

Dr. Serkan Akıncı ile Görüşme ve Randevu

Çocuklarınızın hipnoz tedavi sürecinde, ihtiyaçlarına en uygun tedavi programını birlikte planlıyoruz. Doktor desteği almak ve sürecinizi güvenle başlatmak için resmi web sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı
Hipnoz Uygulayıcısı

Dr. Serkan Akıncı

Yasal Uyarı

Web sitemizde bulunan tüm yazı, resim ve diğer tüm içerikler, sitemize giriş yapan ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacı ile oluşturulmuştur. Hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerine geçmez. Ziyaretçilerimizin herhangi bir problem ile karşılaştıklarında gecikmeden bir hekime başvurmaları gerekmektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır.

© 2026 Tasarım: Furkan Reklam Ajansı