Çocuklarda Alışkanlık Bozuklukları

Çocuklarda alışkanlık bozuklukları, gelişim dönemlerinde sıkça rastlanan, ebeveynleri endişeye sürükleyen ve çocuğun sosyal uyumunu zedeleyen tekrarlayıcı davranışlardır. Bu davranışlar, çocuğun iç dünyasında yaşadığı gerilimin, kaygının veya ifade edemediği duyguların dışa vurumu niteliği taşır. Sadece basit birer tekrar gibi görünen eylemler, aslında çocuğun ruhsal dengesini koruma çabasının bir işaretidir. Ebeveynler için zorlayıcı görünen bu süreç, doğru gözlem ve profesyonel müdahale ile sağlıklı bir zemine oturur.

Çocukluk çağı, büyüme ataklarının ve ruhsal değişimlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bu evrede çocuklar, dış dünyadan gelen uyaranlara karşı savunmasız kalır. Ruhsal aygıtları henüz tam kapasiteyle çalışmadığı için, yaşadıkları stresi bedenleri üzerinden boşaltma yoluna giderler. Alışkanlık bozuklukları devreye girer. Tırnak yeme, parmak emme veya saç koparma gibi eylemler, çocuğun o anki gerginliğini azaltmaya yarayan birer araçtır. Ancak bu araçlar zamanla amaca dönüşür ve çocuğun kontrolünden çıkar.


Alışkanlık Bozukluğu Kavramı ve Ortaya Çıkış Nedenleri

İstem dışı yapılan veya dürtüsel olarak tekrarlanan hareketler bütününe alışkanlık bozukluğu adı verilir. Bu durum, çocuğun günlük yaşamını kısıtlayacak boyuta ulaştığında tıbbi ve psikolojik destek şart hale gelir. Kökeninde yatan sebepler incelendiğinde, biyolojik faktörlerden ziyade çevresel ve duygusal etkenler ön plana çıkar.

Aile içi iletişimdeki kopukluklar, yeni bir kardeşin doğumu, okul değişikliği, ebeveyn kaybı veya boşanma gibi sarsıcı olaylar, çocukta derin bir güvensizlik hissi uyandırır. Çocuk, kaybettiği güven duygusunu onarmak adına kendi bedenine yönelir. Güven eksikliği ve sevgi ihtiyacı, bu tür davranışların en büyük besin kaynağıdır. Baskıcı ebeveyn tutumları, aşırı koruyuculuk veya tam tersi ilgisizlik, çocuğun duygusal dünyasında boşluklar yaratır. Çocuk, bu boşlukları doldurmak için ritmik ve tekrarlayıcı hareketlere sığınır.


Sık Karşılaşılan Alışkanlık Bozukluğu Türleri


Klinik tablolarda karşılaşılan vakalar çeşitlilik gösterir. Her çocuğun iç dünyası biriciktir ve tepkileri de buna göre şekillenir. Ancak toplumda yaygınlık gösteren bazı belirgin davranış kalıpları mevcuttur.


Tırnak yeme davranışı ve psikolojik temelleri

Dört yaşından sonraki dönemde belirginleşen tırnak yeme, en yaygın görülen alışkanlık bozukluklarından biridir. Genellikle, bastırılmış saldırganlık dürtüleriyle ilişkilendirilir. Çocuğun, aile veya çevre tarafından onaylanmayan öfkesini kendine yöneltmesi durumudur. Aile içinde mükemmeliyetçi beklentilerin yüksek olması, çocuğu hata yapma korkusuna iter. Bu korku ve gerilim, tırnak kenarlarını veya tırnağın kendisini kemirme eylemine dönüşür.

Bu eylem, çocuğun o andaki stres seviyesini düşürür. Bir tür rahatlama mekanizması işlevi görür. Ancak fiziksel olarak tırnak yapısının bozulması, parmak uçlarında enfeksiyon riski ve diş yapısında deformasyonlar, bu durumun fizyolojik zararları arasındadır. Sosyal ortamda ellerini saklama isteği, çocuğun özgüvenini zedeler ve içe kapanmasına yol açar.


Parmak emme ve regresyon belirtileri

Bebeklik döneminde emme refleksi hayati bir öneme sahiptir ve beslenmenin ötesinde, bebeğe haz verir. Ancak okul çağına yaklaşan bir çocukta devam eden parmak emmex, bir gerileme (regresyon) belirtisi sayılır. Çocuk, kendini güvende hissetmediği anlarda, bebeklik dönemindeki o konforlu alana dönme arzusu duyar.

Uykuya dalarken veya televizyon izlerken sıkça görülen bu hareket, çocuğun kendi kendini sakinleştirme çabasıdır. Ebeveynlerin sert uyarıları, parmağa acı sürülmesi veya elin bağlanması gibi cezalandırıcı yöntemler, sorunu çözmez; aksine kaygıyı artırarak davranışı pekiştirir. Çünkü çocuk, bu davranışı zaten kaygıyla baş etmek için yapar. Kaygıyı artırmak, çocuğun parmağına daha sıkı sarılmasına neden olur.


Alt ıslatma (Enürezis) sorunu

Tuvalet eğitimi tamamlandıktan sonra, çocuğun gece veya gündüz idrar kaçırması enürezis olarak tanımlanır. Bu durum, fizyolojik bir nedene dayanmıyorsa, tamamen psikolojik kökenlidir. Çocuğun bilinçdışında yatan korkular, kıskançlıklar veya ifade edilemeyen tepkiler, gece uykusunda kontrolün kalkmasıyla ortaya dökülür.

Özellikle kardeş kıskançlığı vakalarında, çocuğun tekrar bebeksi özelliklere dönerek ebeveynin ilgisini çekme arzusu, alt ıslatma davranışını tetikler. Bu durum çocuğun utanç duymasına ve sosyal izolasyon yaşamasına sebebiyet verir. Ailenin çocuğu suçlaması veya başkalarının yanında utandırması, tedavi sürecini zorlaştıran en büyük hatadır.


Saç koparma (Trikotillomani)


Dürtü kontrol bozuklukları sınıfında da yer alan saç koparma, çocuğun kaşlarını, kirpiklerini veya saçlarını yolmasıyla karakterizedir. Bu davranış, tırnak yemeye göre daha şiddetli bir içsel çatışmanın habercisidir. Çocuk, kopardığı saç teliyle birlikte yaşadığı acıdan haz alma noktasına gelir. Bu durum, yoğun stres ve depresif duygudurum ile yakından ilişkilidir. Saçsız alanların oluşması, çocuğun dış görünüşünü bozar ve okul ortamında alay konusu olmasına neden olur. Bu kısır döngü, stres seviyesini artırarak davranışı kronikleştirir.

Aile Tutumlarının Belirleyici Rolü

Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımı, alışkanlık bozukluklarının seyrini doğrudan etkiler. Otoriter, kuralcı ve cezalandırıcı tutumlar, çocuğun üzerindeki baskıyı artırır. Çocuk, bu baskıdan kaçmak için semptom üretir. Diğer taraftan, aşırı hoşgörülü ve sınır koyamayan aile yapılarında, çocuk dürtülerini kontrol etme becerisini kazanamaz.

Dengeyi kurmak, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını gözetmekle başlar. Çocuğu dinlemek, duygularını ifade etmesine alan tanımak ve koşulsuz sevgi hissettirmek, iyileşme sürecinin ilk adımıdır. “Yapma” demek yerine, çocuğun o davranışı neden yaptığına odaklanmak gerekir. Çocuğun ellerini meşgul edecek aktiviteler bulmak, ilgisini başka yöne kaydırmak ve olumlu davranışlarını pekiştirmek, yasaklamaktan çok daha verimli sonuçlar doğurur.


Profesyonel Destek ve Tedavi Protokolleri

Evde uygulanan yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda, uzman desteği almak kaçınılmaz hale gelir. Alışkanlık bozuklukları, zamanla kendiliğinden geçen durumlar değildir; aksine, müdahale edilmediğinde yetişkinlik dönemine taşınan kalıcı kişilik özelliklerine dönüşür. Tedavi planı, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve semptomun şiddetine göre şekillenir.

T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerde uygulanan bilimsel yöntemler, sorunun köküne inmeyi hedefler. Sadece semptomu baskılamak, başka bir yerden yeni bir semptomun çıkmasına yol açar. Bu yüzden bütüncül bir yaklaşım şarttır. Oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi ve aile danışmanlığı, tedavinin ana sütunlarını oluşturur. Ancak bilinçdışına yerleşmiş kök inançların değişimi için daha derinlikli tekniklere ihtiyaç duyulur.


Hipnoterapi ve Bilinçaltı Çalışmaları

Geleneksel yöntemlerin yanı sıra, <strong>hipnoterapi</strong> uygulamaları, çocuklarda alışkanlık bozukluklarının tedavisinde güçlü bir yere sahiptir. Çocuğun hayal gücünün genişliği, hipnotik telkinlere daha hızlı yanıt vermesini kolaylaştırır. Bilinçaltı düzeyde yapılan çalışmalar, çocuğun o davranışı yapma ihtiyacını ortadan kaldırır.

Korku, kaygı ve güvensizlik gibi duyguların kaynağına inmek, regresyon teknikleri ile mümkün hale gelir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, bu alandaki yetkinliğiyle öne çıkar. Ruh ve beden sağlığına yönelik bütüncül yaklaşım benimseyen klinik, danışanlarına özel tedavi haritaları çıkarır. Obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi pek çok alanda, bilimsel temelli yöntemler uygulanır.

Hipnoterapi, çocuğun iradesini devre dışı bırakmaz; aksine çocuğun kendi iç kaynaklarını fark etmesini ve gücünü eline almasını kolaylaştırır. İyileşme, çocuğun iç dünyasındaki düğümlerin çözülmesiyle başlar. Nörohipnotik doyum terapisi gibi ileri teknikler, sinir sisteminin rahatlamasına ve dürtülerin kontrol altına alınmasına yardım eder.


Dr. Serkan Akıncı Kliniği ile Güvenli İyileşme

Tedavi süreci, sadece çocuğun değil, ailenin de dahil olduğu bir takım çalışmasıdır. Anne ve babanın, çocuğun iyileşme yolundaki en büyük destekçisi olması gerekir. Profesyonel bir rehberlik, bu yolun daha sağlıklı yürünmesini mümkün kılar.

Türkiye genelinde danışan kabul eden Dr. Serkan Akıncı Kliniği, etik değerlere bağlı, bilimsel ve kalıcı çözümler üretme misyonuyla hareket eder. Cinsel işlev bozukluklarından somatik belirtilere kadar geniş bir spektrumda hizmet veren merkez, her danışanın biricik hikayesine saygı duyar. Uzman kadro, sorunun sadece görünen yüzüyle değil, derinlerdeki kökleriyle ilgilenir.

Çocuğunuzun yaşadığı tırnak yeme, alt ıslatma veya tik bozuklukları, çözümsüz kaderi değildir. Doğru zamanda atılan doğru adımlar, çocuğunuzun ruhsal bütünlüğünü korur ve geleceğe güvenle bakmasını mümkün hale getirir. Sağlık Bakanlığı onaylı uzmanlığımızla, bu hassas süreçte yanınızdayız.

Tedavi yaklaşımlarımız ve randevu süreçlerimiz hakkında detaylı bilgi edinmek için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz. Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi, bizim önceliğimizdir. Bilimin ışığında, sevgi ve güven dolu bir iyileşme ortamı, Dr. Serkan Akıncı Kliniği çatısı altında sizi bekliyor.

Bilgilendirme Notu

Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.

Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93

Son Blog Yazılarımız

Çocuklarda Enürezis Ve Hipnoz

Çocuklarda Enürezis ve Hipnoz

Çocuklarda enürezis ve hipnoz konusu, modern tıbbın ve psikolojinin ortak çözüm aradığı, ailelerin yaşam kalitesini düşüren hassas durumlardan biridir. Ebeveynler,...

Dr. Serkan Akıncı ile Görüşme ve Randevu

Çocuklarınızın hipnoz tedavi sürecinde, ihtiyaçlarına en uygun tedavi programını birlikte planlıyoruz. Doktor desteği almak ve sürecinizi güvenle başlatmak için resmi web sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı
Hipnoz Uygulayıcısı

Dr. Serkan Akıncı

Yasal Uyarı

Web sitemizde bulunan tüm yazı, resim ve diğer tüm içerikler, sitemize giriş yapan ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacı ile oluşturulmuştur. Hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerine geçmez. Ziyaretçilerimizin herhangi bir problem ile karşılaştıklarında gecikmeden bir hekime başvurmaları gerekmektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır.

© 2026 Tasarım: Furkan Reklam Ajansı