Çocuklarda okul fobisi, ebeveynlerin sabah saatlerinde yaşadığı en büyük krizlerden biridir. Çocuk okula gitme vakti geldiğinde aniden başlayan karın ağrıları, mide bulantıları veya durdurulamaz ağlama nöbetleri yaşar. Ebeveynler çoğu zaman bu durumun şımarıklık mı yoksa gerçek bir kaygı mı olduğunu ayırt etmekte zorlanır. Okul korkusu, çocuğun eğitim hayatını sekteye uğratır ve aile içi huzuru bozar. Geleneksel yöntemlerin tıkandığı yerde, bilinçaltı düzeyde çalışan yöntemler önem kazanır. Okul fobisi ve hipnoz ilişkisi, bu sorunun köküne inmek adına en güçlü kapıları aralar.
Okul Fobisi Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Çocuğun okula gitmek istememesi, sadece “ders çalışmayı sevmemek” ile açıklanamaz. <strong>Okul reddi</strong> olarak da bilinen bu durum, çocuğun evden ayrılma ve ebeveyninden uzak kalma konusunda duyduğu yoğun kaygıdan beslenir. Çocuk, okul ortamını güvensiz, evi ise tek güvenli liman olarak kodlar.
Bu korkunun temelinde yatan sebepler çeşitlidir:
- Ayrılık kaygısı: Anneden veya bakım verenden ayrılma korkusu.
- Performans kaygısı: Başarısız olma, öğretmenden azar işitme veya arkadaşlarının alay etmesi endişesi.
- Akran zorbalığı: Okulda diğer çocukların fiziksel veya sözel baskısına maruz kalma.
- Aile içi sorunlar: Evde yaşanan gerginlikler, boşanma veya kardeş kıskançlığı.
Zihin, çocuğu korumak adına okula gitmeyi bir “tehlike” olarak algılar. Bu tehlike algısı, bedensel tepkileri tetikler.
Fiziksel belirtiler çocuğun yardım çığlığıdır
Okul saati yaklaştığında ortaya çıkan semptomlar, çocuğun rol yaptığı anlamına gelmez. Kaygı, bedende somut tepkiler doğurur. Ebeveynlerin gözlemlediği işaretler nettir:
- Sebepsiz baş ağrıları.
- Mide bulantısı ve kusma.
- Kalp çarpıntısı ve nefes darlığı.
- Terleme ve titreme nöbetleri.
- Uyku bozuklukları ve kabuslar.
Hafta sonları veya tatil günlerinde bu belirtiler tamamen kaybolur. Bu tablo, sorunun fiziksel değil psikolojik kökenli olduğunu kanıtlar.
Çocuklarda Hipnoz Nasıl Uygulanır?
Ebeveynlerin aklındaki en büyük soru işareti, çocukların hipnoza uygun olup olmadığıdır. Çocuklar, yetişkinlere kıyasla telkine çok daha açıktır. Hayal güçleri geniştir ve gerçek ile hayal arasındaki çizgi onlar için daha incedir. Çocuklarda hipnoz, bir uyku hali değildir. Aksine, yüksek bir odaklanma durumudur.
Terapi sırasında çocuk, güvenli bir ortamda gözleri açık veya kapalı şekilde yönlendirilir. Oyunlar, hikayeler ve metaforlar üzerinden bilinçaltına ulaşılır. Çocuk, kendini bir süper kahraman gibi hisseder veya güvenli bir kalede olduğunu hayal eder. Bu sırada terapist, okulun güvenli olduğu, annesinin onu her zaman beklediği ve derslerin keyifli olduğu bilgisini zihne yerleştirir.
Korku, bilinçaltında yanlış kodlanmış bir bilgidir. Hipnoterapi, bu yanlış kodu siler ve yerine doğru, yapıcı inancı koyar. Çocuk, seanstan çıktığında neden korktuğunu bile hatırlamaz duruma gelir. Değişim hızlı ve kalıcı olur.
Okul Korkusunu Yenmede Hipnoterapinin Gücü
Klasik konuşma terapileri, çocuğun mantığına hitap eder. Ancak korku mantıklı bir düzlemde işlemez. Çocuk “Korkacak bir şey yok” cümlesini duysa da, içindeki kaygı susmaz. Hipnoz ise mantık duvarını aşarak doğrudan duygu merkezine iner.
Dr. Serkan Akıncı Kliniği, çocuklara özel yaklaşımlarıyla bilinir. Uygulanan yöntemler şunları hedefler:
- Kaynağı bulma: Çocuğun hatırlamadığı, belki bebeklik döneminden kalan bir travma tetikleyici olabilir. Regresyon teknikleri ile bu anı bulunur ve duygu boşaltılır.
- Özgüven inşası: Çocuğun kendine olan inancı artırılır. “Yapabilirim”, “Güvendeyim” hissi pekişir.
- Ayrılık endişesini giderme: Annesinden ayrı kaldığında da güvende olduğu hissi yerleşir.
- Okul imajını değiştirme: Okul, zihinde korkutucu bir yer olmaktan çıkar; oyun ve öğrenme alanına dönüşür.
Bu çalışmalar sırasında ilaç kullanılmaz. Yan etkisi olmayan, tamamen doğal bir süreç işler.
Ebeveynlerin Yapılan Hatalar ve Doğru Yaklaşım
Tedavi süreci sadece çocukla sınırlı kalmaz. Ailenin tutumu, iyileşme hızını belirler. Ebeveynlerin kaygılı tavırları, çocuğa ayna gibi yansır. Anne “Acaba bugün yine ağlayacak mı?” diye düşündüğünde, çocuk bu gerginliği hisseder.
Ailelerin dikkat etmesi gerekenler:
- Kararlı duruş: Çocuğun okula gitmesi konusunda net olunmalıdır. “Bugün gitmesen de olur” cümlesi, sorunu büyütür.
- Vedaları kısa tutma: Okul kapısında uzun vedalaşmalar, ayrılık acısını körükler.
- Suçlamamak: Çocuğu korkusu yüzünden yargılamayın veya kıyaslamayın.
- Profesyonel destek: Sorun kronikleşmeden uzman yardımı alın.
Dr. Serkan Akıncı Kliniği, ailelere de danışmanlık vererek evdeki sürecin nasıl yönetileceğini öğretir.
Bütüncül Yaklaşım Dr. Serkan Akıncı Kliniği
Her çocuk biriciktir ve her korkunun hikayesi başkadır. Standart tedavi protokolleri yerine kişiye özel planlama gerekir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve somatik belirtiler gibi pek çok alanda derinlemesine çalışır.
Klinikte uygulanan regresyon ve nörohipnotik doyum terapisi gibi bilimsel temelli yöntemler, sorunu sadece baskılamaz; kökten çözer. Danışanların etik değerlerine saygı duyulur ve mahremiyet en üst düzeyde tutulur. Türkiye genelinden danışan kabul eden merkez, ruh ve beden sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğu ilkesiyle hareket eder.
Çocuğunuzun yaşadığı bu zorlu süreç, çözümsüz değildir. Doğru teknikler ve uzman bir el, ailenize huzuru geri getirir. Okul fobisi yerini öğrenme hevesine bırakır.
Bilinçaltı temizliği ve okul başarısı
Okul korkusu yenen çocuk, sadece okula gitmeye başlamaz; aynı zamanda akademik başarısı da artar. Zihni meşgul eden kaygı bulutları dağıldığında, odaklanma becerisi yükselir. Dersleri dinlemek, ödev yapmak ve sosyal ilişki kurmak kolaylaşır.
Kaygı, zihinsel enerjiyi tüketir. Çocuklarda okul fobisi çözüldüğünde, bu enerji öğrenmeye ve gelişime akar. Arkadaşlarıyla daha uyumlu, evde daha sakin bir çocuk profili ortaya çıkar. Dr. Serkan Akıncı Kliniği’nde uygulanan yöntemler, çocuğun sadece bugününe değil, gelecekteki yetişkinlik hayatına da olumlu katkı yapar. Özgüveni yüksek, sorunlarla baş edebilen bireyler yetişir.
Okul kapısı artık bir duvar değil, geleceğe açılan aydınlık bir giriştir. Bu değişimi başlatmak için profesyonel bir adım atın.
Bilgilendirme Notu
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93
