Çocuklarda Canavar Korkusu ve Hipnoz

Çocuklarda canavar korkusu, ebeveynlerin uyku saatlerinde en sık karşılaştığı zorluklardan biridir. Karanlık çöktüğünde odadaki gölgeler şekil değiştirir. Yatağın altı veya dolabın içi, çocuk zihninde tekinsiz bir alana dönüşür. Bu durum, sadece basit bir hayal gücü ürünü değildir. Çocuğun iç dünyasında baş edemediği kaygıların bir yansımasıdır. Ebeveynler çoğu zaman bu korkuları “gerçek değil” diyerek geçiştirir. Oysa çocuğun hissettiği korku tamamen gerçektir. Kalbi hızla çarpar, terler ve tek başına kalmak istemez. Geleneksel yöntemler yetersiz kaldığında, bilinçaltı düzeyde çalışan yöntemler önem kazanır. Hipnoz, korkunun kaynağına inmek adına güçlü bir seçenek olur.

Pek çok aile, çocuklarının yaşadığı bu yoğun endişe karşısında çaresiz hisseder. Işıkları açık bırakmak, kapıyı aralamak veya odayı kontrol etmek geçici bir rahatlama getirir. Ancak korkunun kökeni zihnin derinliklerindedir. Bu derinliğe ulaşmak, mantıklı açıklamalarla pek mümkün olmaz. Çocuğun zihni, korkuyu mantık süzgecinden geçirmez. Olay tamamen duygusal ve içgüdüseldir. Dolayısıyla çözüm yolu da aynı frekansta olmalıdır.


Çocuk Zihni ve Korkunun Kökenleri

Çocukluk dönemi, beyin gelişiminin en hızlı olduğu zaman dilimidir. Bu evrede somut ve soyut kavramlar tam olarak ayrışmaz. 3 ile 6 yaş arasındaki çocuklar, büyülü düşünce dönemindedir. Onlar için düşünceler ve hayaller gerçeğe dönüşebilir. Televizyonda gördükleri bir karakter veya masalda duydukları bir figür, gece odalarına gelebilir. Gece korkuları, çocuğun gün içinde yaşadığı stresin, belirsizliğin veya değişimin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yeni bir kardeşin doğumu, okul değişikliği veya evdeki gerginlikler, gece canavar kılığında çocuğun karşısına çıkar.

Korku, insanın hayatta kalmasına yardımcı olan doğal bir duygudur. Ancak çocuklarda canavar korkusu>, işlevsiz bir hale geldiğinde müdahale ister. Beynin korku merkezi olan amigdala, tehlike sinyali verdiğinde vücut alarm durumuna geçer. Çocuk bu alarmı susturmayı bilemez. Karanlık, bilinmezlik demektir. İnsan zihni, bilinmeyeni tehdit olarak algılar ve boşlukları en kötü senaryolarla doldurur. Çocuklar için bu boşluk, canavarlar tarafından doldurulur.


Hayal gücü ile gerçekliğin karışımı

Yetişkinler, bir sandalyenin üzerindeki kıyafet yığınını sadece kıyafet olarak görür. Çocuk ise loş ışıkta bunu pusuda bekleyen bir yaratığa benzetir. Bu algı yanılması, çocuğun zihnindeki şemalarla ilgilidir. Çocuk beyni, henüz neden-sonuç ilişkisini tam manasıyla kuramaz. Olayları birbirine bağlarken mantıktan ziyade hislerine güvenir. Eğer odada kendini güvende hissetmiyorsa, orada bir tehdit var demektir. Bu tehdidin adı canavardır.

Görsel uyaranlar bu algıyı besler. İzlenen çizgi filmler, oynanan oyunlar veya duyulan korkutucu hikayeler, zihinde bir kütüphane oluşturur. Gece olunca zihin bu kütüphaneden rastgele imgeler seçer. Ebeveynlerin “korkacak bir şey yok” demesi bu yüzden işe yaramaz. Çünkü çocuk o sırada gördüğüne ve hissettiğine inanır. Onun gerçekliği o andaki korkusudur.


Hipnoterapi Yöntemiyle Korkuları Aşma

Klasik konuşma terapileri, küçük çocuklarda her zaman istenen sonucu vermez. Çocuklar duygularını kelimelere dökmekte zorlanır. Kendilerini ifade edecek kelime dağarcığına henüz ulaşmamışlardır. Hipnoz, çocuğun doğal hayal gücünü kullanarak iyileşme kapısını aralar. Çocuklar, yetişkinlere göre transa çok daha yatkındır. Oyun oynarken veya bir çizgi filme dalıp gittiklerinde zaten doğal bir hipnoz halindedirler. Terapi ortamında bu doğal yetenek, iyileşme aracı olarak işlenir.

Çocuk hipnoterapisi, korkunun şekil değiştirmesine yardım eder. Terapist, çocuğun zihnindeki korkutucu canavarı, komik veya dostane bir figüre dönüştürebilir. Zihinsel canlandırma teknikleri sayesinde çocuk, korkusunun kontrolünü eline alır. Artık canavar onu korkutan değil, onun yönetebildiği bir imgedir. Bu yöntem, çocuğa güç ve özgüven kazandırır. Korku nesnesiyle savaşmak yerine, onu zihinsel olarak zararsız hale getirmek hedeflenir.


Bilinçaltı temizliği ve güven inşası

Korkular çoğu zaman bilinçaltındaki yanlış kodlamalardan kaynaklanır. Hipnoterapi, bu yanlış kodları silip yerine güven telkinleri yerleştirir. Çocuk trans halindeyken, bilinçli zihnin direnci ortadan kalkar. Verilen olumlu mesajlar doğrudan bilinçaltı tarafından kabul edilir. “Güvendesin”, “Güçlüsün” ve “Kontrol sende” gibi mesajlar, çocuğun içsel sesine dönüşür.

Bu çalışma, tek seanslık bir sihir değildir. Belirli bir program dahilinde ilerler. Çocuğun mizacına, yaşına ve korkunun şiddetine göre plan yapılır. Amaç sadece o anki korkuyu yok etmek değildir. Çocuğun ileride karşılaşacağı stres durumlarıyla baş etme becerisini artırmaktır. Bilinçaltı, doğru yönlendirildiğinde çocuğun en büyük destekçisi olur.


Ailelerin Yanlış Tutumları ve Doğrular

Ebeveynlerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışlar, korkuyu pekiştirir. Örneğin, çocuk “yatağın altında canavar var” dediğinde, ebeveynin eğilip yatağın altına bakması yanlıştır. Bu hareket, çocuğa şu mesajı verir: “Annem/babam da orada bir şey olabileceğini düşünüyor, demek ki gerçekten bir şey olabilir.” Yapılması gereken, çocuğun duygusunu kabul etmek ama korkunun nesnesini onaylamamaktır. “Şu an korktuğunu görüyorum ve yanındayım” demek, en güvenli yaklaşımdır.

Çocuğu korkusuyla alay etmek veya onu “bebek gibi davranmakla” suçlamak, durumu kötüleştirir. Bu tavır, çocuğun duygularını bastırmasına neden olur. Bastırılan korkular, ileride daha büyük anksiyete bozukluklarına yer açar. Ebeveynin sakin ve tutarlı duruşu, çocuğun regüle olmasını kolaylaştırır. Evdeki huzur ortamı, çocuğun gece uykusuna geçişini doğrudan etkiler.


Uyku öncesi rutinlerin gücü

Uykuya geçiş, çocuk için ayrılık demektir. Günün bitişi ve ebeveynden kopuş, kaygıyı tetikler. Sakinleştirici rutinler, bu geçişi yumuşatır. Ilık bir duş, loş bir ortam ve şiddet içermeyen masallar, beyni uyku moduna hazırlar. Ekran kullanımı, uyku saatinden en az iki saat önce sonlandırılmalıdır. Mavi ışık, melatonin salgısını baskılar ve zihni uyarır. Uyarılmış bir zihin, korku üretmeye daha meyillidir.

Odayı tamamen karanlık yapmak yerine, kırmızı tonlu bir gece lambası kullanmak faydalı olur. Kırmızı ışık, uykuyu bozmaz ve çocuğa oryantasyon imkanı tanır. Gece uyandığında nerede olduğunu hemen anlayan çocuk, paniğe kapılmaz. Bu küçük düzenlemeler, terapi sürecini destekleyen dış faktörlerdir.


Dr. Serkan Akıncı Kliniği Bilimsel ve Bütüncül Yaklaşım

Korku, çözümsüz bir kader değildir. Profesyonel destek, bu zorlu dönemi sağlıklı bir gelişim fırsatına çevirir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı uzmanlığıyla ruh ve beden sağlığına yönelik bilimsel temelli çalışmalar yürütür. Merkezimiz, bütüncül hipnoterapi ve psikoterapi çözümleriyle Türkiye genelinde hizmet verir. Sadece semptomları değil, sorunun kaynağını hedefleriz.

Bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), cinsel işlev bozuklukları ve somatik belirtiler gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteririz. Çocuklarda görülen korku ve kaygı durumlarında, regresyon ve nörohipnotik doyum terapisi gibi bilimsel temelli yöntemleri uygularız. Danışanlarımıza özel, kalıcı ve etik değerlere bağlı tedavi programları hazırlarız. Her çocuğun dünyası biriciktir ve yaklaşımımız bu biricikliği esas alır.


Ne Zaman Uzman Desteği Almalı?

Her korku terapi gerektirmez. Ancak bazı işaretler, durumun ciddiyetini gösterir. Eğer canavar korkusu çocuğun günlük hayatını bozuyorsa, uyku düzeni tamamen dağıldıysa ve iştahta kesilme varsa beklememek gerekir. Korku, çocuğun odasına girmesini engelliyor, tek başına tuvalete gitmesini bile imkansız kılıyorsa, bu bir fobiye dönüşmüş demektir.

Okul başarısında düşüş, içine kapanma veya aşırı hırçınlık, altta yatan kaygının dışavurumudur. Bu belirtiler görüldüğünde, bir uzmana başvurmak en doğru karardır. Erken müdahale, sorunun kronikleşmesini önler. Çocuğun özgüvenini yeniden kazanması, hem aile içi iletişimi hem de çocuğun sosyal hayatını iyileştirir.


Kalıcı çözüm için adımlar

Tedavi, aile ve terapist iş birliğiyle yürür. Terapist seansta çocukla çalışırken, aileye de evde uygulayacakları stratejileri öğretir. Bu çift yönlü çalışma, başarının anahtarıdır. Çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesi, iyileşmenin yarısıdır. Diğer yarısı ise doğru tekniklerle zihnin yeniden programlanmasıdır.

Korkusuz bir çocukluk, mutlu bir yetişkinliğin zeminidir. Hipnoz, bu zemini sağlamlaştıran güvenli bir araçtır. İlaçsız, yan etkisiz ve tamamen doğal bir yöntem olması, ebeveynlerin tercih sebebidir. Çocuk, kendi içindeki gücü keşfettikçe, sadece canavarlarla değil, hayatın diğer zorluklarıyla da baş etmeyi öğrenir.


Korkuyla Başa Çıkmada Oyunun Rolü

Oyun, çocuğun dili ve ilacıdır. Terapi seanslarında oyun, bir araç olarak konumlanır. Çocuk, korktuğu nesneyi oyun hamurundan yapıp sonra onu bozabilir. Veya korktuğu canavarın resmini çizip onu komik bir hale sokabilir. Bu eylemler, çocuğa “ben ondan daha büyüğüm” hissini verir. Pasif kurban rolünden, aktif yönetici rolüne geçer.

Evde oynanan oyunlarda da korku teması işlenebilir. Saklambaç gibi oyunlar, ayrılma ve kavuşma pratiği yaptırır. Karanlıkta el feneriyle yapılan gölge oyunları, karanlığı eğlenceli hale getirir. Amaç, korkulan nesneyi duyarsızlaştırmaktır. Çocuk, korku nesnesiyle kontrollü ortamlarda karşılaştıkça, ona verdiği tepki azalır.

Zaman, sabır ve doğru yöntemlerle aşılamayacak korku yoktur. Çocuklarda canavar korkusu, doğru yönetildiğinde çocuğun hayal gücünü ve baş etme becerilerini geliştiren bir basamak olur. Dr. Serkan Akıncı Kliniği olarak, bu hassas dönemde ailelerin ve çocukların yanındayız. Bilimsel metotlar ve insani yaklaşımımızla, geceleri kâbuslardan arındırıp huzurlu rüyalara dönüştürmek mümkündür. Unutmayın, her çocuk huzurlu bir uykuyu hak eder ve çözüm sandığınızdan çok daha yakındır.

Bilgilendirme Notu

Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.

Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93

Son Blog Yazılarımız

Çocuklarda Enürezis Ve Hipnoz

Çocuklarda Enürezis ve Hipnoz

Çocuklarda enürezis ve hipnoz konusu, modern tıbbın ve psikolojinin ortak çözüm aradığı, ailelerin yaşam kalitesini düşüren hassas durumlardan biridir. Ebeveynler,...

Dr. Serkan Akıncı ile Görüşme ve Randevu

Çocuklarınızın hipnoz tedavi sürecinde, ihtiyaçlarına en uygun tedavi programını birlikte planlıyoruz. Doktor desteği almak ve sürecinizi güvenle başlatmak için resmi web sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı
Hipnoz Uygulayıcısı

Dr. Serkan Akıncı

Yasal Uyarı

Web sitemizde bulunan tüm yazı, resim ve diğer tüm içerikler, sitemize giriş yapan ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacı ile oluşturulmuştur. Hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerine geçmez. Ziyaretçilerimizin herhangi bir problem ile karşılaştıklarında gecikmeden bir hekime başvurmaları gerekmektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır.

© 2026 Tasarım: Furkan Reklam Ajansı