Çocuklar için işitsel imgelem teknikleri, zihinsel süreçlerin işleyişinde büyük bir yer tutar. Bir çocuğun duyduğu sesleri zihninde canlandırması, o sesleri tekrar hatırlaması ve bunları anlamlandırması, öğrenme hayatının merkezinde durur. Okulda öğretmeni dinlerken, evde bir masal okunurken veya sokakta bir araba kornası duyulduğunda beyin sürekli kayıt alır. Bu kayıtların zihinde tekrar oynatılmasına işitsel imgelem denir. Çoğu ebeveyn görsel hafızaya odaklanır ancak kulaktan giren bilginin beyinde nasıl işlendiği genelde gözden kaçar. Oysa okuma yazma öğreniminden yönergeleri takip etmeye kadar pek çok beceri bu yeteneğe dayanır.
Seslerin zihinde yer etmesi, çocuğun kelime dağarcığını artırır. Sesleri doğru ayırt eden bir çocuk, kelimeleri daha düzgün telaffuz eder. Yabancı bir dil öğrenirken duyduğu tonlamaları daha rahat taklit eder. Sınıf ortamında gürültü olsa bile öğretmenin sesine odaklanmayı başarır. Bunlar kendiliğinden olmaz. Bazı pratikler ve oyunlarla bu beceri ileri seviyeye taşınır. Evde, parkta veya araba yolculuğunda yapılabilecek basit alıştırmalar vardır.
İşitsel İmgelemin Günlük Hayattaki Yeri
Bir çocuk sabah kalktığında alarm sesini duyar. Bu ses ona uyanması gerektiğini hatırlatır. Kahvaltıda çay kaşığının bardağa çarpma sesi gelir. Bu sesler zihinde birer resim gibi yer kaplar. İşitsel hafıza, çocuğun bu sesleri tanımasına ve anlamlandırmasına yarar. Eğer çocuk duyduğu sesi zihninde tutamazsa, kendisine söylenenleri çabuk unutur. “Odanı topla, sonra dişlerini fırçala” dendiğinde sadece son kısmı hatırlar. Çünkü ilk komut zihinsel sesten silinip gitmiştir.
Bu durum bazen dikkatsizlik sanılır. Aileler çocuğun kendilerini dinlemediğini düşünür. Oysa sorun kulakta değil, sesin işlenmesindedir. Ses beyne gider ama orada kalıcı bir iz bırakmaz. İşitsel imgelem çalışmaları, bu izin derinleşmesine yardımcı olur. Çocuk duyduğu sesi kafasının içinde tekrar etmeyi öğrenir. Tıpkı sevdiği bir şarkıyı içinden mırıldanmak gibi, yönergeleri de içinden tekrar eder. Böylece bilgi kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya geçer.
Sesleri Tanıma ve Ayırt Etme Oyunları
Çocuklarla oynanacak en basit oyunlardan biri “Bu ses ne?” oyunudur. Çocuğun gözlerini kapatmasını isteyin. Odanın içinde farklı nesnelerle sesler çıkarın. Bir kağıdı buruşturun. Masaya vurun. Bir bardağa su doldurun. Çocuktan bu sesin ne olduğunu tahmin etmesini isteyin. Bu basit eylem, çocuğun sesi zihnindeki kütüphane ile eşleştirmesini sağlar. Sesleri ayırt etme becerisi bu yolla güçlenir.
Daha zor bir versiyonu ise ses sırasını hatırlamaktır. Önce masaya vurun, sonra alkış yapın. Çocuktan aynı sırayla bunları yapmasını bekleyin. Başlarda iki sesle başlayın. Zamanla üç veya dört sese çıkın. Çocuk bu sesleri sırasıyla aklında tutmak zorundadır. Zihni, sesleri bir sıraya dizer ve orada saklar. Bu pratik, okulda öğretmenin anlattığı konuları sırasıyla hatırlamasına zemin hazırlar.
Hikaye içindeki sesleri canlandırma
Kitap okurken duraksayın. Okuduğunuz metinde geçen bir olayın sesini çocuğun çıkarmasını isteyin. “Rüzgar sertçe esti” cümlesini okuduğunuzda durun. Çocuktan rüzgar sesi yapmasını bekleyin. Veya “Kapı gıcırdayarak açıldı” dediğinizde o sesi taklit etsin. Bu çalışma, kelimelerle sesler arasında bağ kurar. Çocuk okuduğu veya dinlediği şeyi sadece kelime olarak değil, ses olarak da hayal eder.
Okuduğunu anlama sorunu yaşayan çocuklar için bu teknik birebirdir. Metinler kuru birer yazı yığını olmaktan çıkar. Her cümle zihinde bir ses, bir görüntü, bir film karesi gibi canlanır. Böylece çocuk okuduğundan keyif alır. Kitabın dünyasına girer. Kelimelerin arkasındaki anlamı daha hızlı kavrar.
Ritim ve Müzik ile Zihinsel Çalışmalar
Müzik, işitsel imgelem için bulunmaz bir kaynaktır. Basit bir ritim tutun. “Tak-tak, tak”. Çocuğun aynısını tekrarlamasını isteyin. Sonra ritmi değiştirin. “Tak, tak-tak, tak”. Bu, beynin sesi matematiksel bir sıraya koymasını mecburi kılar. Çocuk o ritmi içinden tekrar etmeden dışa vuramaz. İçsel tekrar, işitsel imgelemin ta kendisidir.
Şarkı sözlerini hatırlama çalışmaları da yapın. Bildiği bir şarkıyı söylerken aniden susun. Devamını onun getirmesini bekleyin. Ya da şarkının melodisini mırıldanın ama sözleri söylemeyin. Hangi şarkı olduğunu bulmaya çalışsın. Burada çocuk, melodiyi duyup zihnindeki şarkı arşiviyle karşılaştırma yapar. Bu süreç, nöronlar arasındaki bağları kuvvetlendirir. Odaklanma süresi artar.
Kelime zinciri ve hafıza
Bir kelime söyleyin. “Elma”. Çocuk bu kelimenin son harfiyle başlayan yeni bir kelime söylesin. “Armut”. Siz tekrar son harfle devam edin. Bu klasik oyun, sesi ve harfi zihinde tutmayı gerektirir. Çocuk kelimeyi duyduğunda son sesine odaklanır. O sesi zihninde izole eder. Sonra o sese uygun yeni bir kelime arar.
Başka bir yöntem ise alışveriş listesi oyunudur. “Markete gittim ve süt aldım” diyerek başlayın. Çocuk, “Markete gittim, süt ve ekmek aldım” desin. Her turda listeye yeni bir şey ekleyin. Liste uzadıkça işitsel hafızanın yükü artar. Çocuk en baştaki kelimeleri hatırlamak için zihninde o anı tekrar tekrar yaşatır. Sesi hayal eder, belki kelimenin görüntüsünü de yanına koyar.
Doğa Seslerini Dinleme Pratiği
Şehir hayatı çok gürültülüdür. Bu gürültü içinde çocuklar seçici dinlemeyi unutur. Her şey bir uğultu halindedir. Onları parka veya ormanlık bir alana götürün. Bir banka oturun ve sadece dinleyin. Kuş sesi, rüzgar sesi, uzaktan geçen bir uçağın sesi. Çocuktan duyduğu her şeyi tek tek saymasını isteyin.
Bu çalışma, beynin filtreleme yeteneğini çalıştırır. Arka plandaki gürültüyü kısıp, belirli bir sese odaklanmayı öğretir. Sınıfta yanındaki arkadaşı konuşurken öğretmeni dinlemesi gereken bir çocuk için bu yetenek hayati değer taşır. İstenmeyen sesleri elemek ve hedef sese kilitlenmek, işitsel dikkatin zirvesidir.
Dr. Serkan Akıncı Kliniği Hakkında
Bazen çocuklardaki dinleme veya odaklanma sorunları sadece basit pratik eksikliğinden kaynaklanmaz. Altta yatan kaygı, travma veya daha karmaşık bilişsel süreçler olabilir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı uzmanlığıyla ruh ve beden sağlığına yönelik bilimsel temelli, bütüncül hipnoterapi ve psikoterapi çözümleri sunan ve Türkiye genelinde danışanlarıyla çalışan profesyonel bir sağlık merkezidir. Bağımlılıklar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), cinsel işlev bozuklukları ve somatik belirtiler gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren klinik; regresyon ve nörohipnotik doyum terapisi gibi bilimsel temelli yöntemleri kullanarak danışanlarına özel, kalıcı ve etik değerlere bağlı tedavi programları uygulamaktadır. Profesyonel bir destek arayışında olan aileler için klinik, sorunun kökenine inen yaklaşımlar benimser.
Ev İçinde Yönergeleri Takip Etme
Günlük rutinler, işitsel hafıza çalışması için en doğal alandır. Çocuğa karmaşık yönergeler verin. “Mutfaktan mavi bardağı al, içine su doldur ve salondaki masaya koy”. Burada üç farklı eylem vardır. Çocuk bunları sırasıyla yapmak zorundadır. Eğer birini atlarsa, nazikçe hatırlatın. “Hangisini unuttun?” diye sorun. Kendisinin bulmasına izin verin.
Yönerge verirken çocuğun göz teması kurmasına dikkat edin. Göz teması, dikkatin sizde olduğunu belli eder. Söylediklerinizi size tekrar etmesini isteyin. “Ne yapmanı istedim?” sorusu, çocuğun duyduğu bilgiyi işlemesini tetikler. Kendi sesiyle tekrar ettiği bilgi, hafızada daha sağlam yer tutar.
Sesli kitapların gücü
Ekran süresini azaltıp sesli kitaplara yer açın. Görüntü olmadan sadece sesi dinlemek, çocuğun hayal gücünü zorlar. Ekranda her şey hazırdır. Ama sesli kitapta karakterin tipi, mekanın rengi çocuğun zihnine kalır. Çocuk duyduğu kelimelerden bir dünya kurar. Bu, işitsel imgelemin en saf halidir.
Gece yatmadan önce kısa bir sesli masal dinletin. Ertesi gün masalla ilgili sorular sorun. “Kahraman nereye gitmişti?”, “Kurt ne dedi?” gibi sorularla hafızayı tazeleyin. Çocuk sadece pasif bir dinleyici olmaktan çıkar. Aktif bir dinleyici haline gelir. Dinlediği şeyin sorumluluğunu alır.
Kelime Avı Oyunu
Bir metin okurken veya konuşurken çocuktan belirli bir kelimeyi yakalamasını isteyin. “Ben ne zaman ‘ve’ dersem elini kaldır” deyin. Siz konuştukça çocuk pür dikkat ‘ve’ kelimesini bekler. Bu oyun seçici dikkati en üst düzeye çıkarır. Beyin diğer tüm kelimeleri işlerken hedef kelimeyi arar.
Bu oyun zorlaştırılabilir. Belirli bir harfle başlayan kelimeleri bulması istenebilir. Veya belirli bir konudaki (örneğin renkler) kelimeleri duyduğunda tepki vermesi beklenebilir. Çocuğun yaşına göre kurallar esnetilir. Amaç, kulağın tetikte olmasını sağlamaktır.
İşitsel İmgelemin Akademik Başarıya Yansımaları
Okul başarısı iyi dinlemeye bağlıdır. Öğretmen ders anlatırken tahtaya her şeyi yazmaz. Bazı bilgiler sadece sözlü olarak verilir. İyi bir işitsel imgelem yeteneğine sahip öğrenci, bu bilgileri kaçırmaz. Sınavlarda sorulan soruları daha iyi anlar. Özellikle sözel derslerde, tarih, Türkçe gibi alanlarda duyduklarını hatırlamak büyük avantaj getirir.
Matematik problemlerinde bile bu yetenek devreye girer. Problemi içinden okurken, sayıları ve ilişkileri zihninde duyar. “Ali’nin beş elması var” cümlesi zihinde yankılanır. Bu yankı, çözüm yolunu bulmayı kolaylaştırır. Sesli düşünme yeteneği, problem çözme becerisinin temel taşlarından biridir.
Ebeveynlere Düşen Görevler
Sabırlı davranmak gerekir. İşitsel beceriler bir gecede değişmez. Düzenli tekrar şarttır. Her gün on dakika bile olsa bu oyunlara vakit ayırmak fark yaratır. Çocuğu yargılamadan, oyun havasında yaklaşmak doğru olandır. Başarısız olduğunda değil, çabaladığında takdir edin.
Ortamın fiziksel koşullarını düzenleyin. Evde sürekli televizyon açıksa, çocuğun işitsel odaklanması zayıflar. Belirli saatlerde evin sessiz olmasına özen gösterin. Sessizlik, beynin dinlenmesi ve kendi iç sesini duyması için fırsattır. Kendi iç sesini duyan çocuk, düşünmeyi öğrenir.
Çocuklar için işitsel imgelem teknikleri, sadece birer oyun değildir. Beynin mimarisini şekillendiren araçlardır. Doğru sesleri doğru şekilde işleyen bir zihin, hayat boyu öğrenmeye açık olur. İletişim kurarken karşıdakini gerçekten dinler. Yanlış anlamalar azalır. Kendini ifade ederken doğru kelimeleri seçer. Tüm bunlar, çocuklukta atılan o işitsel temellerin üzerine inşa edilir.
Bilgilendirme Notu
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93
