Çocuk sağlığı ve mutluluğu her anne ve babanın zihninde en çok yer kaplayan konudur. Aileler, evlatlarının bedenen iyi durumda olmasını isterken onların ruhsal dengesini de gözetir. Bazen fiziksel bir hastalık olmasa bile çocuklar mutsuz, huzursuz veya endişeli görünür. Tıbbi tahliller temiz çıkar ama sorunlar devam eder. Tam bu sırada zihnin beden üzerindeki gücü akla gelir. İlaç kullanmadan, yan etkisi olmayan doğal yöntemler arayanlar için hipnoz, bilimsel bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Çocukların hayal dünyası geniştir. Bu yüzden hipnotik duruma yetişkinlerden çok daha hızlı girerler. Onların zihni telkinleri almaya çok açıktır.
Çocukların Zihinsel Yapısı ve Hipnoza Yatkınlık
Yetişkinler mantık süzgecini çok sıkı tutar. Bir fikri kabul etmeden önce onu sorgular, reddeder veya şüphe duyar. Çocuklarda bu mantık duvarı henüz o kadar kalın değildir. Onlar gün içinde oyun oynarken bile hafif bir trans haline geçerler. Bir çizgi film izlerken dünyadan kopmaları buna en güzel örnektir. Bu doğal yetenek, hipnoterapi seanslarında büyük bir avantaj yaratır. Uzmanlar, çocuğun bu doğal hayal gücünü kullanarak iyileşme sürecini başlatır.
Çocuğun zihni, korkuları ve kaygıları kodladığı gibi, bunların çözümünü de kodlayabilir. Hipnoz, çocuğun bilinçaltı ile konuşma sanatıdır. Burada karmaşık teknikler yerine hikayeler, metaforlar ve oyunlar yer alır. Çocuk tedavi olduğunu bile anlamadan, oyun oynadığını sanarak sorunlarından kurtulabilir.
İlaçsız bir destek yöntemi olarak hipnoz
Pek çok ebeveyn, çocuğuna küçük yaşta ağır ilaçlar verme fikrinden hoşlanmaz. Kimyasal maddelerin yan etkileri, uyku hali veya iştah değişimleri aileleri düşündürür. Bütüncül hipnoterapi, bedene dışarıdan bir madde sokmadan, zihnin kendi iyileştirme gücünü devreye sokar. Bu yöntem, semptomları baskılamak yerine sorunun kaynağına iner.
Korku, öfke veya üzüntü gibi duygular bedende sıkışıp kalabilir. Bu sıkışma, karın ağrısı, baş ağrısı veya tikler olarak dışarı vurur. Hipnoz seanslarında bu duygusal yük boşaltılır. Yük kalkınca beden rahatlar ve fiziksel belirtiler kendiliğinden kaybolur.
Çocuklarda Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Hipnozun Yeri
Çocukluk çağı, dışarıdan neşeli görünse de içinde pek çok stresi barındırır. Okul, arkadaşlar, sınavlar veya aile içi değişimler çocuğu zorlar. Bu zorlanmalar farklı şekillerde kendini belli eder.
Alt ıslatma (Enürezis) sorunu
Gece alt ıslatma, hem çocuğu utandırır hem de aileyi yorar. Genellikle 5 yaşından sonra devam eden bu durum, psikolojik kökenli olabilir. Çocuk gündüz tuvaletini tutar ama gece derin uykuda kas kontrolünü kaybeder. Hipnoz çalışmaları, çocuğun bilinçaltına “yatağın kuru kalacak” mesajını yerleştirmez. Bunun yerine, mesane dolduğunda uyanması gerektiği kodlanır. Zihin, uykuda bile bedeni kontrol etmeyi öğrenir. Bu yöntemle pek çok çocuk, ilaç kullanmadan kuru kalkmaya başlar.
Sınav kaygısı ve okul korkusu
Okul dönemindeki çocukların en büyük kabusu sınavlardır. Bilgisi tam olsa bile heyecandan bildiklerini unutan çok sayıda öğrenci vardır. Eller terler, kalp hızlı atar ve zihin kilitlenir. Bu durum başarıyı düşürür. Hipnoz, bu aşırı heyecan dalgasını dindirir. Çocuğun zihnine sakinlik, özgüven ve odaklanma telkinleri verilir. Sınav kağıdını gördüğünde paniklemek yerine, derin bir nefes alıp soruları çözmeye başlaması sağlanır.
Okul korkusu ise daha küçük yaşlarda görülür. Anneden ayrılma endişesi yaşayan çocuklar okula gitmek istemez. Karınları ağrır, mideleri bulanır. Bu fiziksel tepkiler aslında “gitmek istemiyorum” diyen zihnin bir oyunudur. Hipnozla ayrılık korkusu üzerine çalışılır. Çocuğun okulda güvende olduğu hissi pekiştirilir.
Davranışsal Sorunlar ve Tikler
Tırnak yeme, parmak emme veya saç koparma gibi alışkanlıklar, bastırılmış bir gerginliğin işaretidir. Ailelerin “yapma” demesi işe yaramaz. Hatta baskı arttıkça davranış daha da artar. Çocuk bunu isteyerek yapmaz. Eli, iradesi dışında ağzına gider. Dr. Serkan Akıncı Kliniği, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı yetkinliğiyle bu tür davranışsal sorunlarda bilimsel temelli yaklaşımlar uygular. Bütüncül hipnoterapi yöntemleri sayesinde, çocuğun bu hareketi yapmasına neden olan kök duygu bulunur.
Tikler de benzer bir mekanizmayla çalışır. Göz kırpma, omuz silkme gibi hareketler stres anlarında artar. Hipnoz, sinir sistemini yatıştırır. Çocuğa gevşeme teknikleri öğretilir. Zihin sakinleşince bedendeki bu istemsiz kasılmalar da azalır ve zamanla yok olur.
Öfke nöbetleri ve inatçılık
Bazı çocuklar duygularını ifade etmekte zorlanır. Bu durum öfke patlamalarına neden olur. Kendini yere atan, vuran veya kıran çocuk, aslında “beni anlayın” demektedir. Kelimelerin yetmediği yerde davranışlar konuşur. Hipnoz seanslarında çocuğun bu öfkeyi tanıması ve kontrol etmesi hedeflenir. Sakinleşme becerisi kazanan çocuk, isteklerini daha makul yollarla dile getirmeyi öğrenir. Aile içi iletişim bu sayede daha huzurlu bir hale gelir.
Uyku Düzeni ve Kabuslar
Sağlıklı büyüme için kaliteli uyku şarttır. Büyüme hormonu uykuda salgılanır. Ancak gece terörü, kabuslar veya tek başına yatamama gibi sorunlar uykuyu böler. Uykusunu alamayan çocuk hırçın olur, ders başarısı düşer. Uyku bozuklukları için hipnoz, çok yumuşak bir geçiş sunar. Çocuğun zihni, yatağın ve odasının güvenli olduğu konusunda ikna edilir. Korkulu rüyaların yerine güzel ve huzurlu imgeler konur. Derin ve deliksiz uyuyan çocuk, güne enerjik ve mutlu başlar.
Özgüven Eksikliği ve Sosyal Çekingenlik
İçe kapanık çocuklar, arkadaş ortamlarında geri planda kalır. “Yapamam”, “beceremem” gibi düşünceler zihinlerini işgal eder. Bu durum onların potansiyelini sınırlar. Hipnoz, çocuğun kendi içindeki gücü fark etmesine yardım eder. Geçmişte yaşadığı küçük bir başarısızlık veya bir alay edilme anı, özgüvenini kırmış olabilir. Regresyon çalışmalarıyla o ana gidilip duygu temizlenebilir. Ancak çocuklarda genelde geçmişe gitmek yerine, gelecekteki güçlü halleri hayal ettirilir. Kendini sahnede şiir okurken veya maçta gol atarken hayal eden çocuk, bu hissi gerçek hayatına taşır.
Travma Sonrası Stres ve Yas Süreci
Çocuklar; kaza, doğal afet, boşanma veya bir yakının kaybı gibi olaylardan derin etkilenir. Yetişkinler gibi konuşarak rahatlayamazlar. Olayı oyunlarında tekrar tekrar yaşarlar veya tamamen sessizliğe gömülürler. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), çocuğun neşesini çalar. Profesyonel destek almak şarttır. Bilimsel temellere dayanan terapiler, travmanın beyindeki etkisini değiştirir. Olay unutulmaz ama olayın verdiği acı hafifletilir. Çocuk, yaşadığı kötü deneyimi geride bırakıp hayatına devam etme gücü bulur.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Üzerine Etkiler
Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar bir konuya odaklanmakta zorlanır. Zihinleri sürekli başka yerlere kayar. Bu da derslerde kopmalara neden olur. İlaç tedavileri bazen yan etkileri nedeniyle aileleri düşündürür. Hipnoz, zihni odaklama egzersizidir. Çocuk, dikkati dağılmadan bir noktaya bakmayı veya bir sesi dinlemeyi öğrenir. Bu beceri geliştikçe ders çalışırken de odaklanma süresi uzar. Hiperaktif çocuklar için ise gevşeme telkinleri verilir. Bedenin sakin kalabilmesi öğretilir.
Tedavi Sürecinde Ailenin Rolü
Hipnoz tek taraflı bir işlem değildir. Ailenin desteği ve işbirliği büyük yer tutar. Anne ve babanın evde huzurlu bir ortam yaratması, tedavinin hızını artırır. Çocuğun yanında tartışmak veya onu sürekli eleştirmek, yapılan çalışmayı geriye götürür. Ebeveynlerin de kendi kaygılarından arınması gerekir. Kaygılı bir annenin çocuğu da kaygılı olur. Duygular bulaşıcıdır. Bu yüzden bazen sadece çocukla değil, ebeveynlerle de çalışmak gerekebilir.
Uzman seçiminin kritik yönü
Çocukların zihni hassastır. Ehil olmayan kişilerin yapacağı yanlış müdahaleler, sorunu çözmek yerine daha karmaşık hale getirebilir. Bu alanda eğitim almış, tıp veya psikoloji kökenli uzmanlara başvurmak gerekir. Dr. Serkan Akıncı Kliniği gibi merkezler, danışanlarına etik değerlere bağlı kalarak hizmet verir. Bağımlılıklar, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve somatik belirtiler gibi konularda geniş bir tecrübeye sahip olan klinik, her çocuğun ihtiyacına özel programlar hazırlar.
Hipnoz Seanslarının Uygulanışı
Çocuklarla yapılan seanslar, yetişkin seanslarından farklıdır. “Gözlerini kapat ve uyu” komutu çocuklarda her zaman işe yaramaz. Onların dünyasına girmek gerekir. Kuklalar, resimler veya hikaye kitapları kullanılır. Gözleri açıkken bile transa girebilirler. Önemli olan çocuğun güvenini kazanmaktır. Çocuk, terapisti bir oyun arkadaşı veya bir rehber olarak görmelidir. Güven bağı kurulduktan sonra değişim çok hızlı gerçekleşir.
Seans sayısı sorunun derinliğine göre değişir. Bazı basit korkular bir iki seansta çözülürken, kökleşmiş davranışlar daha uzun zaman alabilir. Ancak hipnoz, diğer terapi yöntemlerine göre genellikle daha kısa sürede sonuç verir. Çünkü doğrudan sorunun merkezine, yani bilinçaltına hitap eder.
Zihin ve Beden Bütünlüğü
Mutlu bir zihin, sağlıklı bir bedeni beraberinde getirir. Stres hormonları azaldığında bağışıklık sistemi güçlenir. Çocuklar daha az hasta olur, daha çabuk iyileşir. Hipnoz sadece psikolojik sorunları değil, egzama, astım gibi psikosomatik hastalıkların iyileşmesine de katkı verir. Stres faktörü ortadan kalkınca bedenin yükü hafifler.
Bilgilendirme Notu
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
Son güncelleme tarihi: 16.02.2026
İçerik editörü ve sorumlusu: Dr. Serkan Akıncı
İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
E-posta: info@drserkanakinci.com
Telefon: +90 533 320 70 93
